Uzun yıllar boyunca Hiperemezis Gravidarum (HG)'nin beta-HCG hormonu ile ilişkili olduğu düşünülüyordu. Bu fikrin temelinde, HCG seviyeleri ile hamilelikteki bulantı-kusma şiddetinin benzer zamanlarda zirve yapması yatıyordu. Ancak, güncel ve kapsamlı araştırmalar bu eski teoriyi desteklememektedir:
2018 yılında Dr. Marlena Fejzo ve ekibi daha önce GDF15 hormonu kodlayan GDF15 geninde Hiperemezis Gravidarum (HG) riskini artıran 3 bağımsız genetik varyant bulmuştu. HG'ye yatkınlık oluşturan GDF15 genlerine sahip kişilerde, hamilelik öncesi bu hormonun seviyesi düşüktür. Hamileliğin erken döneminde plasenta çok yüksek miktarda GDF15 hormonu üretir. Daha önce düşük seviyeye alışık olan vücut, bu ani yükselişe aşırı duyarlı hale gelir ve beyindeki kusma merkezini doğrudan uyararak şiddetli bulantı-kusma ortaya çıkar. Yeni yapılan araştırmalar, HG'nin temel nedeninin GDF15 hormonu olduğunu desteklemektedir
Farelerde yapılan deneyler, hamilelik öncesinde düşük doz GDF15 verilerek vücudun hormona alıştırılabileceğini (duyarsızlaştırma) gösterdi. Bu mekanizmayı destekleyen en önemli kanıtlardan biri, sürekli yüksek GDF15 seviyesine sahip bir kan hastalığı olan beta-talasemi hastalarında, hamilelikte bulantı-kusma görülme sıklığının çok düşük olmasıdır.
Sonuç olarak, güncel bilimsel veriler HG'nin temel nedeninin GDF15 hormonu ve buna karşı gelişen aşırı duyarlılık olduğunu, beta-HCG yüksekliğinin ise bu mekanizmada artık birincil bir rol oynamadığını göstermektedir. Bu yeni anlayış, gelecekte HG'nin önlenmesi ve tedavisi için oldukça umut vericidir.