Kadınlarda kemik kaybı çoğu zaman menopozla başladığı sanılır; oysa kemikler yıllar öncesinden sessizce zayıflamaya başlayabilir.
Kadınlarda kemik sağlığı denince akla hemen menopoz veya yaşlılık geliyor ama kemik kaybı çok daha erken başlıyor. Hormon değişimleri, kalsiyum ve D vitamini eksikliği, kötü beslenme, hareketsizlik, sigara, fazla alkol, sürekli diyet yapmak ve düşük kilo (kemiğe az yük binmesi, az kas) kemikleri zamanla zayıflatabiliyor. Kemik erimesi çoğu zaman sessiz olduğu için kadınlar bunu geç fark ediyor.
Kadınlarda osteoporoz riski daha yüksektir; çünkü kadınların kemik kütlesi erkeklere göre başlangıçta daha düşüktür. Yetişkin yaştada yeterli kütleye ulaşamaz. Östrojen, kemik yoğunluğunu koruyan bir hormondur. Menopozda östrojen azalınca kemik yıkımı hızlanır ve kemik kaybı artar. Ama sadece menopoz değil; perimenopoz, düzensiz adetler, PCOS gibi durumlar da kemik yoğunluğunu etkileyebilir.
Kemikleri zayıflatan şeyler arasında kalsiyum, magnezyum eksikliği, D vitamini eksikliği, hareketsiz yaşam, işlenmiş gıdalar, aşırı tuz ve şekerli içecekler, sigara ve fazla alkol var. Kalsiyum eksikliğinde kas krampları, halsizlik, tırnak kırılması, kemik ağrısı olabilir. D vitamini eksikliğinde ise kemik ağrısı, kas güçsüzlüğü, yorgunluk ve kırık riski artabiliyor.
Erken belirtiler çoğu zaman hafife alınıyor: sık bel ağrısı, kamburlaşma, boy kısalması, devamlı vücut ağrıları, tırnakların çabuk kırılması, kas güçsüzlüğü ve basit bir düşmede kemik kırılması.sayılabilir. Çoğu zaman bunlar “stres, yorgunluk ya da yaşlılık” deyip geçiyoruz. Sağlığımızı ihmal ediyoruz.
Kemikleri güçlü tutmak için yapılacaklar aslında belli: süt, yoğurt, peynir, yeşil yapraklılar, susam, badem gibi kalsiyum kaynakları; makul güneş ve D vitamini; yürüyüş, koşu, direnç çalışması, merdiven çıkma, yoga, dans gibi ağırlık taşıyan egzersizler; yeterli protein; sigaradan uzak durmak; alkolü sınırlamak; hareketsizliği azaltmak; sağlıklı kiloda kalmak; iyi uyumak ve stresi yönetmek.
Doktorlar kemik sağlığını genelde kemik yoğunluğu testi, kan testleri ve kişinin geçmişine bakarak değerlendiriyor. Ailede osteoporoz varsa, erken menopoz olduysa, sık kırık yaşanıyorsa, uzun süreli steroid kullanılıyorsa, beslenme eksikliği ya da düşük kilo varsa doktor daha erken test isteyebilir.
Yaşlara göre de şöyle: 30’dan sonra kemik yoğunluğu yavaş yavaş düşmeye başlıyor; beslenme, egzersiz ve D vitamini önemli. 40’tan sonra hormonlar, kas gücü ve düzenli kontroller daha da önemli. Menopozda ise östrojen düşüşüyle risk ciddi artıyor; bu dönemde kemik takibi şart.
Kısacası: Kırık olmadan önce harekete geçmek lazım. Kemik kaybı sessiz ilerlediği için kalsiyum, D vitamini, egzersiz, sağlıklı yaşam tarzı ve gerektiğinde doktor kontrolü çok önemli. Erken dönemde beslenme, egzersiz ve doğru tedaviyle düzelme şansı olabiliyor. Bu anlattıklarım genel bilgi; tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora danışmanız gerekiyor.