Vajinal enfeksiyonlar neden bir türlü geçmez?

Vajinal enfeksiyonların tekrarlaması veya geçmemesi, altta yatan birden fazla faktörden kaynaklanabilir. Bu durum hem fiziksel hem de çevresel faktörlerle ilişkilidir.


Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
Vajinal enfeksiyonlar neden bir türlü geçmez?

İnatçı veya tekrarlayan vajinal enfeksiyonlar, çoğu zaman tek bir nedene bağlı olmayıp tanı hataları, dirençli mikroorganizmalar, vajinal floranın bozulması, bağışıklık sisteminin zayıflığı, cinsel yaşam, hijyen alışkanlıkları ve hormonal değişimler gibi birden fazla faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Bu nedenle sorunu çözebilmek için altta yatan bütün etkenlerin değerlendirilmesi gerekir.

İnatçı enfeksiyonların en önemli nedenlerinden biri yanlış tanı veya eksik tedavidir. Mantar enfeksiyonu, bakteriyel vajinoz ve trikomonas gibi durumların belirtileri birbirine çok benzer. Kaşıntı, akıntı, koku ve yanma hissi her üç durumda da görülebileceği için yalnızca şikâyetlere bakılarak yapılan değerlendirme yanıltıcı olabilir. Özellikle mantar sanılan bir enfeksiyon aslında bakteriyel vajinoz veya trikomonas olabilir. Reçetesiz alınan mantar ilaçları bakteriyel vajinozu iyileştirmediği gibi mevcut tabloyu daha da kötüleştirebilir. Ayrıca şikâyetler azalınca ilacı erken bırakmak, enfeksiyonun tam olarak temizlenmesini engeller ve mikroorganizmaların ilaca karşı direnç geliştirmesine zemin hazırlar. Bu nedenle tedavi süresi mutlaka tamamlanmalı ve doktorun önerdiği kontrol testleri yapılmalıdır.

Dirençli enfeksiyonlar da tekrarlayan tabloların önemli bir nedenidir. Bakteriyel vajinozda kullanılan antibiyotiklere karşı zamanla direnç gelişebilir veya bakteriler biyofilm adı verilen koruyucu tabakalar oluşturarak ilaçlardan korunabilir. Mantar enfeksiyonlarında ise Candida albicans dışındaki türler, özellikle Candida glabrata, standart azol grubu mantar ilaçlarına dirençli olabilir. Bu tür durumlarda kısa süreli tedaviler yetersiz kalır; vajinal kültür ile etkenin türü belirlenmeli, gerekirse ilaç duyarlılık testleri yapılarak alternatif veya uzun süreli tedavi planlanmalıdır.

Vajinal floranın bozulması, enfeksiyonların tekrarlamasında kilit bir rol oynar. Vajinada doğal olarak bulunan laktobasil bakterileri, ortamı asidik tutarak zararlı mikroorganizmaların üremesini engeller. Sık vajinal duş yapmak, parfümlü hijyen ürünleri kullanmak, gereksiz antibiyotik kullanmak ve hormonal değişimler bu faydalı bakterilerin sayısını azaltarak pH dengesini bozar. Vajina içi yıkama yapılmamalı, dış genital bölge için yalnızca ılık su veya pH dengeli, kokusuz ve sabun içermeyen temizleyiciler tercih edilmelidir. Probiyotik içeren besinler veya doktor önerisiyle kullanılan oral veya vajinal probiyotik takviyeleri, bozulan floranın yeniden oluşmasına yardımcı olabilir.

Bağışıklık sisteminin zayıflığı da inatçı enfeksiyonların önemli bir zeminini oluşturur. Kontrolsüz diyabette yüksek kan şekeri, özellikle mantarların üremesini kolaylaştırır. HIV, tiroid hastalıkları, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar ve kronik hastalıklar enfeksiyonların daha sık tekrarlamasına ve geç iyileşmesine yol açabilir. Yoğun stres, uykusuzluk, aşırı şeker tüketimi, D vitamini eksikliği, demir eksikliğine bağlı anemi ve yetersiz fermente gıda tüketimi de vücut direncini düşürerek enfeksiyonlara yatkınlığı artırır. Bu nedenle altta yatan kronik hastalıkların kontrol altına alınması, yeterli uyku, dengeli beslenme ve gerekli vitamin-mineral eksikliklerinin giderilmesi önemlidir.

Cinsel ilişki ve partner faktörü, özellikle cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlarda göz ardı edilmemelidir. Trikomonas gibi enfeksiyonlarda partner tedavi edilmediği sürece enfeksiyon sürekli olarak yeniden bulaşabilir. Erkek partner çoğu zaman belirti göstermeyebilir; bu nedenle yalnızca kadının tedavi edilmesi yetersiz kalır. Ayrıca korunmasız ilişkide meninin alkali yapısı vajinal pH’ı geçici olarak yükselterek flora dengesini bozabilir. Tedavi süresince prezervatif kullanılması ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlarda partnerin de tedavi edilmesi tekrarları önemli ölçüde azaltır.

Hijyen ve giyim alışkanlıkları da enfeksiyonların tekrarlamasını etkileyebilir. Sentetik iç çamaşırları, dar pantolonlar ve uzun süre ıslak mayo veya terli kıyafetle kalmak, genital bölgede nem birikimine yol açarak mantar üremesini kolaylaştırır. Pamuklu iç çamaşırları tercih edilmeli, iç çamaşırları sık değiştirilmeli ve genital bölge mümkün olduğunca kuru tutulmalıdır. Tuvalet sonrası temizliğin önden arkaya doğru yapılması, bağırsak kökenli bakterilerin vajinaya taşınmasını önler. Regl döneminde ped veya tamponların 4-6 saatte bir değiştirilmesi, kokusuz ürünler kullanılması ve tamponların gereğinden uzun süre tutulmaması enfeksiyon riskini azaltır. Cinsel ilişki sonrası idrar yapmak idrar yolu enfeksiyonlarından korunmaya yardımcı olur; dış genital bölge ise yalnızca ılık su ile temizlenmelidir, vajina içi yıkama yapılmamalıdır.

Hormonal değişimler de enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. Menopoz döneminde östrojen seviyesinin düşmesi vajinal dokunun incelmesine, kurumasına ve vajinal pH’ın yükselmesine neden olarak enfeksiyonlara yatkınlığı artırır. Bu durumda yalnızca enfeksiyon tedavisi değil, gerekli görülürse doktor önerisiyle lokal östrojen tedavisi de değerlendirilmelidir. Adet döngüsü sırasında kanın vajinal pH’ı değiştirmesi ve uzun süre aynı ped veya tamponun kullanılması enfeksiyon riskini artırabilir. Gebelikte artan hormonal değişimler ve bağışıklık sistemindeki farklılaşmalar da mantar enfeksiyonlarının daha sık görülmesine yol açabilir.

İnatçı enfeksiyonlarda doğru tanı için mutlaka bir jinekoloğa başvurulmalı, vajinal akıntı örneği alınarak kültür yapılmalı ve mümkünse etken mikroorganizmanın türü belirlenmelidir. Bakteriyel vajinoz, mantar ve trikomonas ayrımı klinik belirtilerle her zaman net yapılamayacağından laboratuvar değerlendirmesi önem taşır. İlaç direnci düşünülüyorsa duyarlılık testleri ile alternatif tedavi seçenekleri planlanmalıdır. Verilen ilaçlar tam süre kullanılmalı, tedavi bittikten sonra doktorun önerdiği şekilde kontrol yapılmalıdır. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlarda partner tedavisi aksatılmamalı, tedavi süresince ilişkiye girilmemeli veya prezervatif kullanılmalıdır. Diyabet gibi kronik hastalıklar kontrol altına alınmalı, gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılmalı ve vajinal florayı koruyucu önlemlere dikkat edilmelidir.

Sonuç olarak inatçı vajinal enfeksiyonlar, çoğu zaman tek başına ilaç kullanımıyla çözülmeyen çok faktörlü bir sorundur. Doğru tanı, tam ve uygun tedavi, floranın korunması, hijyen alışkanlıklarının düzeltilmesi, altta yatan hastalıkların yönetimi ve gerekli durumlarda partner tedavisi birlikte ele alınmalıdır. Tekrarlayan enfeksiyonlar diyabet, bağışıklık sistemi hastalıkları veya dirençli mikroorganizmalar gibi daha ciddi bir sorunun belirtisi olabileceğinden, şikâyetler sürdüğünde mutlaka bir jinekolog ile görüşülmeli ve detaylı muayene yapılmalıdır.

Vajinal Sağlığı Korumak ve Hijyeni Sağlamak için Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bu sitedeki hiçbir içerik, tarihine bakılmaksızın, doktorunuzdan veya diğer yetkili bir klinisyenden alacağınız doğrudan tıbbi tavsiyenin yerine kullanılmamalıdır.

Jinekolog Op.Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş - Aliağa İZMİR
Jinekolog Op.Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş - Aliağa İZMİR

Tekrarlayan Düşüklerin Ardından Bir Hamileliği Yönetmek
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
Hiperemezis Gravidarum (Gebelik Kusmaları) nedeni beta HCG olmayabilir.
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
Regl Hijyenini Neden Hep Sonraya Bırakırız?
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
Beyaz Vajinal Akıntı: Hangisi Normal, Hangisi Enfeksiyon Habercisidir?
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
8 Mayıs Dünya Yumurtalık Kanseri Günü
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
Gebelikte Glukoz Tolerans Testi (GTT)
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
Menopoz Hakkında Bilinen 10 Yanlış Ve Gerçekler
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
Servikal Kanser ve Pap Smear Testinin Önemi
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
Tiroid Bozukluklarının Gebelik Üzerine Olan Etkileri Nelerdir ?
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş
Dr.Gülşah Tanas Sarıkaş